Tekrardan LGBT konulu bir yazıyla karşınızdayım.
Muhtemelen çoğunuzun hayatına GTA bir şekilde girmiştir. Ben GTA ile olan ilişkimi ikinci oyundan sonra kestim, gene de dünya çapında nasıl bir fenomene dönüştüğünü izlemekten kendimi alamadım. Güzel ve çarpıcı bir oyun ama bu kadar tutmasını hala anlayamıyorum. Neyse, benim meselem şimdilik GTA’nın popülaritesi değil. Geçen sene kaçınız fark etti bilmiyorum ama GTA serisinden adı fazlasıyla çarpıcı bir oyun çıktı: The Ballad of Gay Tony. Oyunun adında geçen “Gay Tony” ibaresi Türkiye’de pek çok oyun sitesinde tartışıldı. Kimisi Rockstar’ı kutladı, kimisi küfürler savurdu. Mafya babası Anthony Prince’in lakabının “Gay Tony” olması sektöre ne kadar yenilik getirdi bilemem ama ortalığı karıştırdığı kesindi.
Aradan geçen bir buçuk yılın ardından bugün indie oyun sektörünün en başarılı sitelerinden indiegames.com’da (evet çok özgün değil,biliyorum) gezinirken tamamen şans eseri A Closed World’e denk geldim. Orijinal tasarımlara sahip bir Uzak Doğu rpg’si gibi kendini gösteren oyun hakkında yazılanlara biraz baktım ve oyunu hemen burada paylaşmaya karar verdim. Sanırım oyun dünyası, ilk defa LGBT referanslı değil de tamamen LGBT odaklı bir oyunla buluşuyor.
MIT ve Singapur hükümetinin ortaklaşa kurduğu Gambit Oyun laboratuarı’nın bir oyunu olan A Closed World, hafif Braid hissiyatı yaşatan bir atmosfer ve hikaye anlatımı ile bizi oyuna dahil ediyor. Öncelikle bize cinsiyetimizi soran oyun daha sonra karakterimizi karanlık bir ormanın ortasında, garip yaratıkların ortasında bırakıyor. Yıllardır yaşadığımız köyden hiç çıkmamışız ve hep ormanın ilerisinde hayata dahil hiçbir şey olmadığına inandırılmışız. Ta ki köydekilerin asla onaylamadığı bir aşk ile kalbimiz sızlayana kadar. Mutlu olmamıza izin vermeyen köyden kaçmak, sevdiğimiz insanla yeni bir hayat kurmaya karar vermişiz.
Her şey hatırladığımız gibi olmuşsa neden şu an yalnızız o halde? Hafızamızdaki boşluğu çözmemiz şart anlaşılan.
MIT’nin oyun yapımı üzerine yaklaşımı hep ilgimi çekmiştir. Oyun dünyası için uç bir temayı, nintendo dönemi RPG gibi fazlasıyla klasik bir formatta sunmayı denediklerinden ötürü gerçekten takdirimi kazandılar (onlar da bunu yıllardır arzuluyordu diyen arkadaşlara selam ediyorum). Tasarımların anime tekniğiyle yapılması özellikle başarılı olmuş, cinsiyet üzerine bir tartışma açmak isteyen bir oyunda protagonistin anime kültürü ile androgenik olarak resmedilmesi çok orijinal olmasa da, yerinde bir seçim olmuş. Bir oyunun anime olması nadiren bana manalı gelir, A Closed World bunlardan biriydi.
A Closed World fazlasıyla kısa bir oyun ve kontrollerde bir hantallık söz konusu. Buna rağmen klasik Uzak Doğu RPG’si üzerinde yaptığı düzenlemeler hoşuma gitti. Çok oyunda kullandığımız silahlar sadece “ahlak, mantık ve tutku” olmaz değil mi? (Oyunun savaş mantığı fazlasıyla basit ama zaten yenmek yenilmekten çok yaratılan atmosfere bitiyor insan). Oyun anladığım kadarıyla daha büyük bir proje için hazırlık niteliğinde ama gene deon dakikalık bir “braidvari” deneyim isterseniz A Closed World size bunu sunacaktır. Her şeyi bir kenara bırakın, örnek alacağı bir öncülü olmadan böyle zor bir temaya yoğunlaşmasından ötürü bile oyun bir saygıyı hak ediyor.
Buyrun linkimiz:










