Serious Sam gibi bir güzellik oyun dünyasına ne sıklıkla gelir? Çok sık olduğunu sanmıyorum. Benim gibi Duke Nukem efsanesinin dorukta olduğu yılları kaçırmış biri için Serious Sam’in yeri ayrıdır. Peki Serious Sam’den bir RPG yapılabilir mi? Yirmi birinci yüzyılın sunamayacağı şey yok anlaşılan.
Serinin inanılmaz mizahı sağolsun, Serious Sam Indie oyunları bağımsız yapımcılara inanılmaz denemeler yapma olanağı sağlıyor. Bu denemeler arasında en ilgimi çekeni Vlambeer’in geliştirdiği RPG oyunu Serious Sam: Random Encounter oldu. Sıra tabanlı RPG türünde hazırlanan oyun hem Uzak Doğu RPG’lerinin hem de 8 bit’in özgün estetiğinin tüm avantajlarından fazlasıyla yararlanıyor.
Random Encounter’ın konusuna değinmeyeceğim çünkü seriye aşina olanlar zaten elimizde hikaye hakkında konuşulacak çok şey olmadığını biliyor. Sam yollara düşer, yaratık avlar, yolda başka Sam’lerle karşılaşır, hep beraber uzaylı kıçı tekmelerler… Random Encounter’ı özgün kılan şey (mizahı dışında) sıra tabanlı sistemini çok akıllıca planlamış olması. Savaş anlarında karşımıza yüzlerce düşman çıkıyor ve bizim yapmamız gereken doğru silahı seçip en iyi yöne nişan almak. Karakterler ateş edecekleri silahı ve yönü belirledikten sonra beş saniyelik bir real time çatışma izliyoruz (ki inanın, oyunun yarattığı heyecandan yeryüzünün en uzun beş saniyelerinden biri gibi gelebiliyor bu süre) ve ardından yeni komutlar veriyoruz. Bu süreçte olan uzaylı kardeşlerimize oluyor ve Team Sam, her çatışmada birkaç yüz leş bırakarak haritayı terk ediyor.
Muhteşem eğlenceli ve bağımlılık yaratan yapısının yanında düşük sistemlerde de rahatlıkla çalışması (şahsen netbookumda oyunu gayet hızlı oynayabiliyorum) oyunu özellikle sıkıcı “Bioscience” derslerinde oynanmak için vazgeçilmez kılıyor. Tek eksiği exp. sisteminin olmaması (ya da varsa bile rahat gözlenebilir olmaması) olan bu oyunu kesinlikle deneyin. 8 bit hiç bu kadar kanlı ve şirin olmamıştı.










