Aral Gölü Nasıl Kurtulur?

Elçin İçten 23 Ağustos 2011 1

Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Siri Derya’nın Kontrolü ve Kuzey Aral Gölü Projesi”nden bu kadar kısa sürede bu kadar olumlu sonuçlar alınması doğanın ondan aldıklarımızı bize geri vermeye ne kadar istekli olduğunun bir göstergesi. Tek yapılması gereken bu yolda bir adim atılması. Bu yolda atılabilecek birden fazla adım olması bu çevre felaketinin tek sevindirici yanı. İnsan eliyle bozulan doğal denge yine insan eliyle ve birkaç milyon doların etkisiyle tekrar kurulabiliyor. Yine de Kuzey Aral Gölü’nün, Aral Gölü’nün ne kadar küçük bir kısmı olduğu göz önünde bulundurulduğunda daha fazla çaba harcanması gerektiği görülüyor.

Gölün kurtarılması için sunulan çözümler arasında;

• sulama kanallarının iyileştirilmesi,

• tuz arıtma tesislerinin kurulması,

• çiftçilerden kullandıkları su miktarına göre ücret talep edilmesi,

• tarımda daha az sulama gerektiren pamuk türlerine yönelinmesi,

• tarımda daha az ilaçlama yapılması,

• pamuk yerine daha az sulama gerektiren bitkilerin yetiştirilmesi,

• göle barajlar kurulması,

• Volga ve Obi nehirlerinden göle su kanalları açılması (30 ila 50 milyar dolar tutacağı hesaplanan bu proje ile Aral Gölü 20-30 sene içerisinde eski haline dönebilir.),

• Hazar Gölü’nden Aral Gölü’ne su pompalanması

bulunuyor.

Aral Gölü Kurudu

Aral Gölü Kurudu

Bu çözümlerin hangisi veya hangilerinin uygulanacağına karar verilirken çok dikkat edilmesi gerekiyor. Tarım ve sulama ile ilgili sunulan öneriler gölün su seviyesinin korunması konusunda yararlı olabileceği gibi yeniden dolması için yetersiz tedbirler olarak görülüyor. Göle barajlar kurulması Kuzey Aral Gölü Projesi düşünüldüğünde yararlı olarak görülse de bütün gölün kurtarılması için ne kadar yararlı olacağı şüphelidir.

Volga ve Obi Nehirlerinden su taşınması konusu ise daha büyük bir dikkatle değerlendirilmelidir. Öncelikle nehirlerden su taşınması sonucunda, suyun doğal olarak dökülmesi gereken bölgelerin ekolojik dengesinin bozulmaması gerekir. Bu projeyi destekleyen çevrelerce, küresel ısınma sonucunda oluşan deniz seviyesindeki yükselme sebebiyle, Volga ve Obi nehirlerinin sularındaki azalmanın etkisinin hissedilmeyeceği savunuluyor. Benzer şekilde Hazar Gölü’nden Aral’a su taşınması da bu gölün kurumasına ve ekolojik sorunlara yol açabilir. Aral Gölü sorununun ikinci bir Aral Gölü vakası yaratılarak çözülemeyeceği açıktır. Ayrıca Aral Gölü’nde yaşayan türlerin devamlılığı için, herhangi bir kaynaktan taşınan suların göle pompalanma sırasında filtrelenmesi ve biyolojik türlerden arındırılması gerekmektedir.

Ekolojik sistemlerin birçok sistemin etkisi ile dengelendiği düşünüldüğünde ortaya atılan çözümler arasında seçim yapmanın oldukça zor olduğu görülüyor. Bir bölgeyi kurtarmaya çalışırken başka bir bölgenin dengesinin bozulmaması gerekiyor. Bu sebeple Aral Gölü’nün tamamının kurtarılabilmesi için bütün çevre ülkelerin desteğinin alınarak daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerekiyor. Ancak bu şekilde muhtemel çevre felaketlerinin de önüne geçilebilir.

1 Yorum »

  1. Serdar Mavi 29 Kasım 2011 at 18:19 -

    Ne zaman bu gölün ismini duysam, görsem ağlayasım geliyor, o derece üzülüyorum!

    Yukarıdaki çözümler güzel olabilir ama bunların hiçbirinin kesin sonuç getireceğine maalesef inanmıyorum. Peki tüm bunlar yerine; gösterişli inşaatlara, eğlenceye, lükse düşkünlükleriyle meşhur Türki Cumhuriyetler yatırdıkları paraların bir kısmını bölge çiftçilerine verip, gölü besleyen nehirleri eski şekline sokmak için çalışma yaparlarsa çözüm olmaz mı? Doğal yol; işin özü bu değil midir?

    Yazınız için teşekkürler, umarım bir an önce bu felakete dur diyecek ve ciddi anlamda çalışmalar yapabilecek kişiler olur.

    Saygılar,

Leave A Response »

You must be logged in to post a comment.

Takip Et

Gak Guk'tan haberler epostana gelsin.

Takip edenlere katıl: